ODTÜ Mezunları Derneği Disiplin Kurulu’nun 9 Ocak 2019 Tarihli Kararı Kabul Edilemez!

ODTÜ Mezunları Derneği’nin bir önceki dönem yönetim kurulunda görev yaparken ve gerek kişisel, gerekse de yönetim kurulu olarak uğradığım(ız) haksızlıklara karşı çıkarken bir kişiye özel olarak yazdığım bir Whatsapp mesajı nedeniyle mevcut Disiplin Kurulu tarafından “yazılı uyarı cezası”na layık görüldüm.

09.01.2019 tarihli Disiplin Kurulu kararında ceza ve gerekçesi şu sözlerle belirtiliyordu: (Kararın tam metni ve üst yazısı aşağıdadır)

“Sayın Kamil Akdoğan’ın sözleri ve yazılı iletisi, eleştiri sınırlarının ötesinde, eleştiri sınırlarını zorlayan bir özellik taşımaktadır. Bu nedenle, sayın Kamil Akdoğan’a, ODTÜ Mezunları Derneği Disiplin Kurulu Yönetmeliği’nin ilgili 13. Maddesi gereğince, “yazılı uyarı cezası” verilmesi ve kararın bir üst yazıyla Derneğimiz Yönetim Kurulu’na iletilmesine karar verilmiştir.


9 Ocak 2019 Tarihli ODTÜ MD Disiplin Kurulu Kararının Üst Yazısı
9 Ocak 2019 Tarihli ODTÜ MD Disiplin Kurulu Kararı, Sayfa 1/2

9 Ocak 2019 Tarihli ODTÜ MD Disiplin Kurulu Kararı, Sayfa 2/2

Cümleye dikkatinizi çekerim.  “Sayın Kamil Akdoğan’ın sözleri ve yazılı iletisi, eleştiri sınırlarının ötesinde, eleştiri sınırlarını zorlayan bir özellik taşımaktadır”. Mesajı bilmeyen birisi küfür ettiğimi ya da ağır bir kişisel hakarette bulunduğumu düşünebilir. Ayrıca, “yazılı ileti”den kast edilen şeyin ne olduğunu anladım, Whatsapp mesajı kesinlikle, ama “Sözleri”nin ne olduğunu anlamadım. Oysa ki, sözlerime ve yazılı iletime istinaden ceza vermişler ama ne sözlerimden bahsetmişler, ne de “eleştiri sınırlarının ötesinde”kilerden.

Herkes bilsin diye ben paylaşıyorum.

İşte bu mesaj on yıldan fazla bir süre tanımanın ve beraber çalışmanın da verdiği bir hukuka dayanarak bir kişiye özelden yazdığım, hiçbir hakaret içermeyen ve asıl olarak kişisel sitem ve eleştiriden öteye gitmeyen sözlerden oluşuyor. Ama muhatabı çok kızmış olmalı ki, özel olduğuna aldırış bile etmeden etrafına yaymış.

Ama ben bunu şimdilik bir kenara bırakıyorum, hatta bir önceki dönem disiplin kurulunda bu mesajla ilgili soruşturmaya gerek olmadığına ilişkin kararı da bir kenara bırakıyorum. Bu dosyanın Disiplin Kurulu’nun önüne yeniden neden geldiğini de tartışmayacağım.

“Ceza”ya giden süreç hakkında bilgilendirme yapmak istiyorum sadece.

Henüz bu karar alınmadan önce mevcut Disiplin Kurulu başkanı tarafından telefonla aranmıştım. Kendisi biraz da sıkılarak konuyla ilgili benimle “sohbet” etmek istediğini söylüyordu. Telefonda verdiğim yanıt olumsuzdu ama daha sonra büyük bir nezaketle benimle konuşan bu hiç tanımadığım kişinin “sohbet” teklifine karşı kabalık yaptığımı düşünerek kendisini arayarak görüşmeyi kabul ettiğimi söyledim.

Başka arkadaşların da olduğu bir ortamda güzel bir sohbet içinde bu konuyu konuştuk. Kendisiyle yalnız konuşabileceğim önerimi de kendisi geri çevirdi.

Disiplin Kurulu Başkanı “özür dilemem” konusunda düşüncelerimi sordu, ben de kendisine özür dileyecek bir şey yapmadığımı söyledim. Ama şimdi fark ediyorum ki Disiplin Kurulu Başkanı mesajımı ciddi olarak okumamıştı. Zira kendisine mesajda neyin kusurlu olduğunu sorduğumda verdiği yanıt “çöp” kelimesini kullanmış olmamdı! “Emek harcanmış” bir belgeye “çöp” demem yakışık almamıştı! Düşünebiliyor musunuz Disiplin Kurulu Başkanının bütün diyebileceği buydu: “Emek harcanmış bir belgeye” “çöp” demek… Ama sayın başkan şunu yanlış biliyordu. Zira ben o mesajımda “çöp” sözcüğünü kullanmamıştım. Bir başka deyişle sayın başkanın mesajım hakkında diyebildiği tek şey bile aslında mesajda olmayan bir itham idi.

Sonrasında kendisine kararın alınıp alınmadığını sordum. “Tarafları incitmeyen” bir karardan söz etti ama bana söyleyemeyeceğini belirtti. Neden diye sorduğumda etik olmadığını söyledi, peki özel mesajı yaymanın etik olup olmadığını da gündeme aldınız mı diye sordum, aldıklarını söyledi. Böylece az çok bir fikir oluşmuştu kafamda. Son söz olarak beni kurban ettiklerini anladığımı ifade eden bir cümle kurdum, verdiği yanıt “ne münasebet”, “nereden çıkarıyorum” bunları gibi bir yanıttı.

Sonuçta gördüm ki,

Sayın Disiplin Kurulu Başkanının

Gerek sohbette, gerek telefon görüşmelerimizde, gerekse de kendisiyle yaptığımız yazışmalarda söylediği pek çok şey doğru değildi.

Olmayan bir “çöp” için “politika”ya “kurban” etmişti onca yılımın emeğini.

Bu yüzden çok net söylemek zorundayım ki; onca yılımın emeğine tamamen özel bir sitem ve eleştiri yüzünden ceza kesmek sorumsuzluktur.

Haksızlık üzerine haksızlıktan başka bir anlamı olmayan bu karara ortak olan herkes istifa etmek zorundadır.

Saygılarımla

Kamil Akdoğan

“ODTÜ Mezunları Derneği Disiplin Kurulu’nun 9 Ocak 2019 Tarihli Kararı Kabul Edilemez!” için 6 yorum

  1. Kararın 3 disiplin kurulu üyesinin imzasıyla alınmış olması çok ironik. Geçen dönem görüşülen ve ceza vermeye neden olacak bir durum olmadığı kararı verilerek kapatılan dosya yine 5 kişilik disiplin kurulunun 3’nün katılımıyla alınmıştı. Karara şerhli imza koyan ve şerhi ayrıca yazacağını söyleyen üye (bu dönem yk üyesidir), daha sonra bu kararın çoğunluk kararı olmadığı itirazını yaparak bu döneme taşınmasına neden olmuştur. Oysa 3 kişilik toplantı karar almak için yeterli sayıdır ( toplam üye sayısının yarısından bir fazla). Ve alınan kararda toplantı yeter sayısının çoğunluğunun kararıdır (2/3).
    Tamamen dernek mevzuatına aykırı işleyen ve ceza verilmek için özel çaba harcanan bu süreç yüz kızartıcıdır. Ülkemizde bugün yaşanan hukuksuz uygulamaları anımsatmaktadır. Sadece, ne olacak canım dernek mevzuatına uygun değilse, denmemiştir. Bu dosya alelacele tekrardan açılıp ceza verilirken, öte yandan sosyal medya aracılığı ile hayatını kaybeden eski dernek başkanımız, ve bazı üyelere hakaretler yağdıran, genel kurul kararı ile disipline sevk edilen, kişi hakkında şu ana kadar ne yapıldığını merak etmekteyim.

  2. Bu meselenin ortaya çıkış nedenlerinden, geçtiğimiz dönem disiplin kuruluna taşınmasına ve verilen kararın tanımayıp yeniden disiplin kurulunun önüne konularak ceza verilmesine kadar yaşanan tüm süreç ne yazık ki başka gündemlerin sonuçlarıdır. Kamil hocam nezdinde tüm kurullara yapılmıştır.
    Hakkaniyetsiz ve haksız karar en kibar haliyle geçmiş dönem kurullarını tanımıyoruz demektir. Halbuki geçmiş dönem yönetim kurulu başkanı da dahil bir kısım eski kurul üyeleri dönem kurullarında da görev almaktadır. Bu tutarsızlık yalnızca bu kararda değil, son dönemde alınan neredeyse tüm kararlarda ve tüm faaliyetlerde kendisini göstermekte ve kuruma zarar vermektedir.
    Bir an önce bu yanlıştan geri dönülmesini umuyorum.

  3. Keşke, kişisel olarak paylaşılan bir mesaj, aynı yönetim döneminde içerisinde görev yapan arkadaşların bir sitemi olarak algılanabilseydi. Kelimelere takılmadan, söylenmek istenen anlaşılabilseydi.
    Kolaya kaçmadan emek verenlere saygı duyabilsek.
    Nerede bizim HOŞGÖRÜLÜ gönüllerimiz.
    Çok yazık….
    Üzülüyorum.

  4. Vişnelik sinema kulubünde heyecanlı, özverili ve yaratıcı çalışmalarından çok yararlandığımız Kamil Akdoğan’a böyle bir ceza verilmiş olmasına çok üzüldüm ve şaşırdım.
    Zor dönemlerden geçiyoruz, birbirimizi yıpratmamalı, emek verenleri küstürmemeliyiz…
    Kamil hoca, sinema kulubunde bekleniyorsunuz…

  5. Bu mesaj üzerinden nasıl ceza verilir bir üyeye inanamıyorum. Olayın herhangi bir ceza verilmesine gerek görülmeyen bir durumdan buraya evrilmesi bir kasıt barındırıyor sanki.

  6. Önceki dönem Disiplin Kurulu soruşturmaya gerek yoktur kararı alıyor, toplantı tutanağı imzalanıyor. Bu kararı yok sayarak yeni Yönetim Kurulu ve/veya Disiplin Kurulu kim/kimlerin baskısıyla bilinmez yeniden gündeme alıp, hiç bir şekilde Tüzük ve Disiplin Yönetmeliğine sığmayan zorlama bir ceza veriyor. Neresinden tutarsan elinde kalıyor bu karar.
    Yazık hem de çok yazık.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir